Haberlerde Corteva •  20.05.2020

Çeltik yetiştiriciliğinde yabancı ot kontrolü

 Serdest Raşa - Corteva Agriscience Türkiye Teknik Müdürü

Yabancı otlar birçok tahıl ürününde olduğu gibi çeltik üretiminde de karşılaşılan sorunların başında geliyor. Kontrol sağlanması için en etkili yöntem kimyasal mücadele olsa da doğru dozlar uygulanmadığı takdirde, çeltikteki zararlar engellenemediği gibi yabancı otlarda direnç gelişiminin önüne geçmek de mümkün olamıyor.

Dünyamızın tropik ve ılıman bölgelerinde yaygın olarak tarımı yapılan ve insan beslenmesinde önemli bir rol oynayan çeltik, dünya genelinde yaklaşık 165 milyon hektar sahada yetiştirilmekte ve bu sahada 740 milyon ton pirinç üretilmektedir. Çeltik, su içerisinde çimlenebilen, gelişen ve suda erimiş hâlde bulunan oksijenden faydalanabilen tek tahıl türüdür. Dünya çeltik ihtiyacının yarısından fazlasını Çin ve Güney Asya ülkeleri karşılamaktadır. Üretim payı dünya geneline göre oldukça düşük olmasına rağmen, yıllara göre değişmekle beraber 9 ton/ha seviyelerine ulaşabilen verim miktarı ile Türkiye, dünya ortalamasının üzerindedir. Ülkemizde 120 bin hektar civarında sahada yapılan çeltik üretimi Trakya, Güney Marmara ve Karadeniz bölgelerinde yoğunlaşmıştır; üretim ise 900 bin ton miktarına ulaşabilmektedir. Ancak birim alandan elde edilen yüksek verime rağmen, yapılan üretim iç talebi karşılayacak miktarda olmayıp yeterlilik derecesi genellikle yüzde 60-70 arasında değişmekte, bunun üzerine nadiren çıkabilmektedir. Bunun sonucunda da yıllara göre değişmekle beraber, ülkemize yılda 200 bin tona ulaşabilen miktarlarda pirinç ithal edilmektedir.

Yabancı otların kültür bitkisi ile rekabeti

Çeltik tarımında yabancı otlar, mücadele edilmediği takdirde en fazla ürün kaybına neden olan etmen hâline gelir. Çeltik bitkisinin besin maddesine, suyuna, gübresine ve en önemlisi ışık almasına engel olan yabancı otların verebileceği zarar, yetiştiricilik sistemlerine, yabancı ot türüne ve yoğunluğuna bağlı olmakla beraber yüzde 30’dan yüzde 100’lere kadar varabilmektedir. Yabancı otlar oluşturdukları ürün kaybının yanında; hasadı zorlaştırarak, ürün kalitesini düşürerek ve üretim maliyetlerini arttırarak dolaylı olarak da zarar vermektedir. Çeltik üretim alanlarında zararlara sebep olan yabancı ot türlerini ise üç başlık altında incelemek gerekir:

Dar yapraklı türler: Ülkemizdeki çeltik üretim sahalarının hemen hemen bütününde rastlayabileceğimiz başlıca tür Darıcan (cinek) (Echinochloa spp.), Benekli darıcan ve Çeltiksi darıcan gibi alt türlerdir. Su ayrığı (Paspalum paspalodes), Alibeyköy otu (Leersia oryzoides) ve ülkemize 1990’lı yılların başında Trakya’dan giriş yapan Baraj otu (Diplachne fusca (L.) P.Beauv) da sayılabilir.

Sazgiller: Kız otu (Venüs otu) (Cyperus difformis L.), Sandalye sazı türleri (Kofalık) (Scirpus spp.).

Geniş yapraklı türler: Kurbağa kaşığı (Alisma plantagoaquatica L.), Güvercin ayağı (Ammania coccinea), Dip otu (Potamogeton pectinatus), Kındıra (Potamogeton natans), Çoban değneği (Polygonum lapathifolium).

Herbisit uygulamaları ve direnç yönetimi

Çeltik tarımı doğası itibarı ile ürün rotasyonunun az veya sınırlı olarak yapılabildiği tarlalarda gerçekleşmektedir. Bunun sonucu olarak da aynı tarlada, aynı yabancı ot popülasyonları uzun yıllar boyunca, aynı üretim teknikleri ve aynı mücadele tekniklerine maruz kalmakta, aynı etki şekline sahip yabancı ot ilaçlarının tekrarlayan uygulamaları ile kontrol edilmeye çalışılmaktadır. Mücadele edilen etmen hangisi olursa olsun, aynı etki şekline sahip bitki koruma ürünlerinin uzun yıllar boyunca tekrarlayan uygulamaları, direnç riskini de beraberinde getirmektedir. Bunun yanında, etikette tavsiye edilen dozlara tam olarak uyulmaması, örneğin pazara yeni sunulan ve yeni etki şekline sahip bitki koruma ürünlerinin etiket tavsiye dozundan daha düşük veya yüksek dozlarda uygulanması, direnç gelişme riskini fazlalaştırmakta ve hızlandırmaktadır.

Direnç gelişiminin en temel şekilde gözlemlenen sonucu, bitki koruma ürününün etikette tavsiye edilen doz ve şekilde uygulansalar bile beklenen etki seviyelerine ulaşılamaması şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Bunun akabinde de tarlasında direnç oluştuğunu düşünen üreticiler, arzu edilen kontrol seviyelerini elde edebilmek için doz yükseltme yolunu seçmekte ancak bu da direnç gelişimini hızlandıran bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır.

Direnç gelişimine karşı kültürel önlemler

Ülkemizde çeltik tarımında yapılan yabancı ot mücadelesinin en önemli sorunu, hızla ve her yerde karşılaşılan direnç gelişimidir. Dolayısıyla direnç gelişimini yönetiyor olmak, çeltik tarımının sürdürülebilir olması açısından çok büyük önem arz etmektedir. Direnç gelişimini yönetebilmek için aşağıdaki tedbirlerin alınması önerilebilir:

• Mümkün olan yerlerde, yetiştiriciliği yapılan ürünü belirli aralıklarla değiştirmek (ürün rotasyonu),

• Tekrarlayan uygulamalarda farklı etki şekline sahip bitki koruma ürünlerini seçmek (etki şekli rotasyonu).

 

Çeltik’te başarılı bir yabancı ot mücadelesi için uygulayabileceğiniz bitki koruma çözümlerimiz Agixa® ve Baxiga® hakkında detaylı bilgiye ürün sayfalarından ulaşabilirsiniz.